Gemipersoneli.com - Reklam
Üye girişi
Kullanıcı adı:
Şifre:
Üye ol | Şifremi Unuttum
Menü
Ana Sayfa
Foto Galeri
İş Fırsatları
Haber Arşivi
Hakkımızda
Sistem Nasıl Çalışıyor
Üye İstatistikleri
Medyada Sitemiz
Mesaj Panosu
GEMİ VİDEOLARI
Gemici Belgesi
İletişim
İçerik
Bilgi bankası
Liman Başkanlıkları
CV Hakkında ipucu
Makaleler
Anket
Linkler


Share |
17 Mart 2026
Haber
Anket
'Limanların stratejik gücünü iyi planlayan ülkeler kazanır'
Türk limanlarının bölgesel lojistik merkezler haline gelmeye başladığını ifade eden TÜRKLİM Başkanı Hamdi Erçelik, “Jeostratejik konumun sağladığı fırsatların değerlendirilebilmesi için planlı kapasite artışı, güçlü ulaştırma bağlantıları ve uzun vadeli yatırım ortamı gerekiyor” dedi.

Türkiye’nin dış ticaret yükünün yüzde 90’ından fazlasını göğüsleyen Türk limanları, küresel rekabette yeni bir dönemece giriyor. Türkiye Liman İşletmecileri Derneği (TÜRKLİM) Başkanı Hamdi Erçelik, limanlarımızı sadece birer ticarethane değil, devletin stratejik yatırım kalesi olarak görmemiz gerektiğini söylüyor.



Erçelik, sektörün önündeki riskleri, fırsatları ve mevcut sorunları aşmak için çözüm önerilerini şu sözlerle aktarıyor:

Şu an tüm sıcaklığıyla hissedilen çatışma süreci, küresel ticaret haritasını yeniden çiziyor. Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanma noktasına gelmesi ve Körfez’deki lojistik hub’ların (Dubai, Jebel Ali vb.) güvenlik riskiyle sarsılması, Türkiye’nin jeopolitik konumunu “riskli ama vazgeçilmez bir bypass hattı”na dönüştürdü.“Limanların stratejik gücünü iyi planlayan ülkeler kazanır” - Resim : 1

Türk limanları ve ticaret yolları özelinde analizimi üç zaman dilimine ayırarak şöyle özetleyebilirim:

1. Kısa vade: Kaos ve ‘acil çıkış’ rolü

Şubat sonunda başlayan saldırılarla birlikte ilk refleks navlun ve sigorta maliyetlerinin patlaması oldu.

Mersin ve İskenderun Patlaması: Körfez limanlarına giremeyen veya Hürmüz riskini almak istemeyen operatörler (MSC gibi devlerin hamlelerinde gördüğümüz üzere), yükleri bu limanlara indirip karayoluyla (Irak üzerinden) iç bölgelere sevk etmeye başladı.

Transit Yük Baskısı: Limanlarda ani bir yığılma ve kapasite zorlanması yaşanıyor. Türkiye şu an Körfez’in “arka kapısı” işlevini görüyor.

Enerji Maliyetleri: Petrolün 100 dolar bandını zorlaması, liman operasyon maliyetlerini ve iç nakliye fiyatlarını doğrudan yukarı çekti.

2. Orta vade: Hub limanların eksen kayması

Savaşın birkaç ay daha sürmesi durumunda, küresel lojistik şirketleri geçici çözümleri kalıcı rotalara dönüştürecektir.

Doğu Akdeniz’in yükselişi: Dubai (Jebel Ali) ve Doha gibi aktarma merkezlerinin güvenilirliğini yitirmesiyle, Ambarlı, Safiport ve Mersin gibi Türk limanları “bölgesel ana dağıtım merkezi” (Transshipment Hub) statüsünü güçlendirecektir.

Orta Koridor’un altın çağı: Çin’den gelen yüklerin İran ve Hürmüz riskini baypas etmek için tamamen Hazar geçişli Orta Koridor’a (Bakü-Tiflis-Kars ve Türkiye limanları bağlantısı) kayması beklenebilir.

Yatırım ivmesi: Mevcut limanların yetersiz kalmasıyla, konteyner terminal kapasite artış projeleri ve demiryolu bağlantılı “kuru liman” (dry port) yatırımları hız kazanacaktır.

3. Uzun vade: Yeni güvenlik mimarisi ve ticaret rotası

Eğer bu çatışma bölgenin siyasi yapısını kalıcı olarak değiştirirse (İran’ın izolasyonu veya rejim krizi gibi), Türkiye için tablo şu şekli alır:

Kalkınma Yolu Projesi’nin kaderi: Irak üzerinden Basra’yı Türkiye’ye bağlaması planlanan “Kalkınma Yolu”, Körfez’deki istikrarsızlık nedeniyle ya tamamen rafa kalkacak ya da “güvenli bir koridor” olarak inşa edilmek zorunda kalacaktır.

Türkiye ‘güvenli liman’: Batılı sermaye ve lojistik devleri, Ortadoğu operasyonlarını yönetmek için merkezlerini Dubai’den İstanbul veya İzmir gibi daha stabil bölgelere taşıyabilir.

Stratejik bağımlılık: Türkiye, hem Avrupa'nın hem de Asya'nın enerji ve mal akışını kontrol eden en kritik “dar boğaz yöneten ülke” haline gelir. Türkiye için bu süreç, kısa vadede bir maliyet ve operasyonel yük kriziyken; orta ve uzun vadede, Körfez limanlarının kaybettiği “Hub” (Merkez) olma özelliğini devralma fırsatıdır.

Türkiye limanları küresel ticaretin merkezine yerleşebilir

Yaşanan sorunlara rağmen 2025 yılı, Türkiye limancılığı açısından Cumhuriyet tarihinin rekor yılı olarak kayıtlara geçiyor. Toplam yük elleçlemesi yüzde 4 artışla 553,2 milyon tona ulaşıyor. Kuru dökme ve genel yük tarafında 226,8 milyon tonla yüzde 8’lik bir büyüme yakalıyoruz. Sıvı dökme yükte 169,7 milyon tonla yüzde 4,6 artış görülüyor. Konteyner hacmimiz yüzde 3,5 yükselerek 14 milyon TEU bandına çıkıyor; Ro-Ro araç taşımaları ise yüzde 9 artışla yaklaşık 3 milyon adedi buluyor. Kruvaziyer yolcu sayımız yüzde 12,5 artışla 2 milyon barajını aşıyor. Bu tablo, küresel yavaşlamaya rağmen Türkiye limanlarının hem dış ticaretin hem de bölgesel lojistik akışların ana taşıyıcısı olmayı sürdürdüğünü açıkça kanıtlıyor.

2026 yılının ilk aylarında da bu ivmenin sürdüğü görülüyor. Şubat ayında toplam yük elleçleme yaklaşık 44 milyon tona, konteyner hacmi ise 1,15 milyon TEU seviyesine ulaşarak yıla güçlü bir başlangıç yapıldığını gösteriyor. Şubat ayının son gününden bu yana devam eden İsrail/ABD-İran savaşı küresel bir enerji krizine kapı açtı. Basra Körfezi’nin önemli ticaret hub’ları bu savaştan etkilenirken, kısa-orta vadede Türkiye için fırsatları da beraberinde getiriyor. Konteyner, petrol türevi ve sıvı kimyasal yükler için transit ve depolama merkezi olma fırsatları ilk akla gelenlerdendir.

Türkiye küresel lojistik ağların merkezinde kalmak istiyorsa limanlarını intermodal ulaştırma sistemlerine entegre etmek zorunda. Limanların “stratejik yatırım” statüsüne alınması, devlet desteklerinin artırılması ve liman hizmetlerinin hizmet ihracatı kapsamında değerlendirilmesi gerekiyor. Yeşil dönüşüm limancılık sektörünün yeni gündemi. Gemilere limandan elektrik sağlayan cold-ironing (soğuk demirleme/ kıyıdan elektrik temini) sistemleri çevresel sürdürülebilirlik açısından kritik. Ancak mevcut mevzuat limanların kendi sınırlarında yeterli yenilenebilir enerji üretmesini sınırlıyor. Öz tüketime yönelik enerji projelerinin desteklenmesi, liman yakınındaki kamu arazilerinin enerji üretimine açılması ve teşviklerin netleştirilmesi gerekiyor.

Karar verici olsaydım şu adımları atardım:

* Limanları stratejik yatırım kapsamına alırdım; sürdürülebilirlik için gerekli tüm destek mekanizmalarına erişimi önceliklendirirdim.
* Limanları enerji tüketiminde ticarethane statüsünden sanayi statüsüne geçirirdim; böylece enerji ve işçilik maliyetlerinde rekabet gücümüzü korurdum.
* ”Liman Otoritesi” modelinin hayata geçirilmesini öncelikli projelerden birisi olarak ele alırdım; merkezi yapı yerine havza ve bölge bazlı otoritelerle yatırım süreçlerini hızlandırırdım.
* İşletme sürelerini 49 yıla sabitlerdim.
* Limanların intermodal bağlantılarını güçlendirirdim; demiryolu ve karayolu ağlarını bütünleşik bir master planla limanlara bağlardım.
* Liman hizmetlerini “hizmet ihracatı” kapsamına alırdım; sektörün döviz kazandırıcı faaliyetlerini teşviklerle desteklerdim.
* Yeşil enerji yatırımlarının önündeki mevzuat engellerini kaldırırdım; limanların kendi enerjisini üretmesini sağlar, karbon nötr hedeflerini hızlandırırdım.
* Bürokratik süreçleri sadeleştirirdim; kapasite artırımı ve genişleme projelerinde özel sektör ile kamuyu tek bir platformda buluştururdum.

Limancılığı büyütecek 8 stratejik adım

TÜRKLİM Başkanı Hamdi Erçelik, sorunları aşmak ve Türk limanlarını lojistik üs yapmak için şu 8 maddelik eylem planını öneriyor:

* Kapasite yönetimi: 2050 yılındaki 1,3 milyar tonluk yük hedefine göre bölgesel bazda kapasite ihtiyaç analizleri ivedilikle yapılmalı.
* Demiryolu bağlantısı: Limanların intermodal lojistik ağına entegrasyonu için sanayi bölgeleriyle doğrudan raylı sistem bağlantıları kurulmalı.
* Süre uzatımı: Yatırımları teşvik etmek ve finansal sürdürülebilirliği artırmak için işletme sözleşmeleri 49 yıla uzatılmalı.
* Stratejik yatırım statüsü: Limanlar “Stratejik Yatırımlar” kapsamına alınarak vergi indirimi ve “Hizmet İhracatı” desteklerinden yararlandırılmalı.
* Liman otoritesi modeli: Altyapı, emniyet ve yatırımı havza bazında planlayan, kamu-özel sektör iş birliğine dayalı otoriteler kurulmalı.
* Yeşil dönüşüm: Orman arazilerinin lisanssız enerji üretiminde kullanımına izin verilmeli ve “Cold-Ironing” sistemleri teşvik edilmeli.
* Dijitalleşme ve veri: Akıllı liman çözümleriyle operasyonel verimlilik artırılmalı, kriz dönemlerinde esnek maliyet yönetimi için dijital ağlar kurulmalı.
* Geri saha düzenlemesi: Hızlı kamulaştırma süreçleriyle lojistik master planına uygun genişleme ve lojistik rezerv alanları oluşturulmalıdır.

****
.....Haberin devamı için kaynak linkine tıklayınız

Kaynak: ekonomim.com (Aysel Yücel)
Eklenme tarihi: 17.03.2026




Share |




YORUMLARINIZ




Aşağıdaki bölüme haber ile ilgili yorumlarınızı yazabilirsiniz


Adınız Soyadınız:
Başlık:
YORUMUNUZ:
Denizcilik mesleği ile ilgili ne düşünüyorsunuz
Çok güzel
Mecbur kalınca yapılacak bir iş
Zabit için iyi alt personel için kötü
Kesinlikle yapılmaz

Önceki Anketler
Kurumsal Üyelerimiz
 AB Denizcilik
 TEMEL Denizcilik
 RANA Denizcilik
 MORGÜL Denizcilik
 SEA PARTNER Inc.
 ENKA İnşaat
 NEGMAR Denizcilik..
 ACT Deniz Taşımac..
 PEARL NAVAL GLOBA..
 İDÇ Denizcilik
...


www.gemipersoneli.com   © Gemipersoneli.com - Tüm Hakları Saklıdır.  Kullanım Şartları  Gizlilik Prensipleri  İletişim