Küresel denizcilikte Türk imzası yükseliyor
GİSBİR, Sea-Air-Space 2026 fuarında Türk gemi inşa sanayisinin küresel üretim standartlarını ve yüksek teknolojik yetkinliğini ABD denizcilik pazarına sundu. Geliştirilen stratejik iş modeliyle, Türk tersanelerinin inşa hızı ve verimliliğinin ABD'nin altyapı ihtiyaçlarına köklü çözümler getirmesi hedefleniyor. Türkiye'nin 85 aktif tersanesiyle hem ticari hem de teknik alandaki birikimi, uluslararası projelerde stratejik bir koz olarak öne çıkıyor
Türkiye Gemi İnşa Sanayicileri Birliği (GİSBİR), ABD’nin Maryland eyaletinde düzenlenen fuarda, Türk denizcilik sektörünün kapasitesini ve inşa kabiliyetini tanıttı. Özellikle ABD denizcilik sektöründe yaşanan yoğunluk ve altyapı eksikliğine karşı, Türkiye’nin gemi inşa ve onarımındaki yüksek standartları bir "stratejik iş birliği modeli" olarak sunuldu.
GİSBİR Genel Sekreteri Mehtap Özdemir, birlik olarak ilk kez Sea-Air-Space fuarına katıldıklarını söyledi.
ABD'nin gemi inşa alanında uzun yıllardır korumacı bir politikası olduğunu anımsatan Özdemir, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin gemi inşasına özel ilgi göstermesiyle sektörün iş birliklerine daha açık hale geldiğini belirtti.
Özdemir, "Bu anlamda biz de burada Türkiye gemi inşasının kapasitesini göstermek istedik." dedi.
Türkiye'nin 85 aktif tersanesiyle hem ticari hem de askeri alanda güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğunu işaret eden Özdemir, bu bilgi birikimini ve deneyimi dünyanın farklı ülkelerindeki paydaşlarla iş birliği yaparak geliştirmek istediklerini ifade etti.
GİSBİR Amerika Temsilcisi ve Intel Marine şirketinin kurucusu Pierce Vanlı da Amerikan gemi sanayisindeki ihtiyaçları karşılamayı, ABD'deki projeleri takip ederek Türkiye'deki tersanelere yönlendirmeyi amaçladıklarını belirtti.
Vanlı, ABD Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın ihtiyaç duyduğu hafif ve orta sınıf buzkıran gemi projelerinin tasarım ve üretim süreçlerinde Türk tersanelerinin yer almasını sağlamayı hedeflediklerini kaydetti.
KÜRESEL PROJELERDE TÜRKİYE
Intel Marine ortaklığıyla yürütülen çalışmalarda, Türk tersanelerinin inşa süreçlerindeki hız ve verimliliği ön plana çıkarılıyor. Fin mühendislik tecrübesiyle birleşen bu model, denizcilik sektöründe özellikle özel sınıftaki gemilerin tasarım ve üretim süreçlerinde Türkiye'yi tercih edilen bir çözüm merkezi haline getirmeyi amaçlıyor.