Trump’ın Hürmüz safsatası
Trump’ın Hürmüz’de yük gemilerinin geçişini sağlamak için duyurduğu proje, 48 saatte hiçbir sonuç üretmedi. İran bu hamlenin doğrudan ateşkesi ihlal edeceğini söylemişti. Yabancı uzmanlar ise sigorta ve denizcilik şirketlerinin Trump’a güvenerek hareket etmeyeceğini söylüyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan yüzlerce gemiyi kurtarmak amacıyla başlattığı “Özgürlük Projesi” (Project Freedom), denizcilik sektörü ve askeri stratejistler tarafından sert bir eleştiriyle karşılandı. Trump’ın “insani bir jest” ve “güvenli geçiş vaadi” olarak sunduğu plan, uzmanlar tarafından lojistik olarak imkansız, ekonomik olarak riskli ve askeri açıdan bir barut fıçısı olarak nitelendiriliyor.
SEKTÖR TEMSİLCİLERİ: KOORDİNASYON OLMADAN GEÇİŞ BELİRSİZ
Dünya ticari denizcilik filosunun üçte ikisini temsil eden Baltık Uluslararası Denizcilik Konseyi (BIMCO), projenin uygulanabilirliğine dair ciddi şüphelerini dile getirdi. BIMCO’nun güvenlik ve emniyet sorumlusu Jakob Larsen, sektörün elinde henüz resmi bir klavuz bulunmadığını belirterek şu kritik uyarıda bulundu:
“İran’ın, ticari gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan güvenli bir şekilde geçişine izni olmadan, İran’ın gemilere yönelik tehdidinin azaltılıp azaltılamayacağı veya bastırılıp bastırılamayacağı şu anda belirsizdir. İran Ordusu’yla koordinasyon kurmadan Hürmüz Boğazı’ndan geçmeye çalışan gemilere yönelik İran tehditleri göz önüne alındığında, Özgürlük Projesi devam ederse yeniden çatışmaların patlak verme riski bulunmaktadır.”
DENİZCİLERİN CAN GÜVENLİĞİ VE SİGORTA KRİZİ
Lojistik zorlukların ötesinde, projenin insani ve hukuki boyutu da büyük bir soru işareti. Denizciler sendikası Nautilus’un Genel Sekreteri Sascha Meijer, boğazda mahsur kalan mürettebatın kurtarılmayı beklediğini ancak belirsizliğin sürdüğünü ifade etti:
“Boğazda mahsur kalan denizciler, gemilerin buradan çıkabilmesi için sağlanacak korumayı gerçekten takdir ederler. Peki bu koruma kesin mi? Mayınlar ne olacak? Gemiler sigortalı mı? Bu teklif yeterli mi? Bunun iyi bir haber mi olduğu yoksa daha fazla tehlike yaratıp yaratmayacağı konusunda bir sonuca varmak için henüz çok erken.”
Bu endişe, sahada bizzat görev yapan kaptanlar tarafından da paylaşılıyor. BBC Radio 4’ün “World at One” programına katılan ve bölgede mahsur kalan bir petrol tankeri kaptanı olan Raman Kapoor, Trump’ın vaatlerine rağmen yerinden kıpırdamayacağını şu sözlerle vurguladı:
“Bir kaptan olarak durumu değerlendirmek de benim görevim. Tüm mürettebatın rızasını almam gerekiyor – hayatlarını tehlikeye atmaya istekli olup olmadıklarını öğrenmem gerekiyor. Bu riski almayacağım.”
TRUMP’IN STRATEJİSİ GÜCÜYLE ORANTISIZ
Emekli ABD Deniz Piyadeleri özel harekat uzmanı ve eski karşı istihbarat ajanı Jonathan Hackett, projenin hem askeri kapasitesini hem de ABD’nin değişen hedeflerini sorguluyor. Al Jazeera’ya konuşan Hackett, başlangıçta rejim değişikliği ve nükleer kapasitenin ortadan kaldırılması gibi geniş hedeflerin, bugün sadece “ekonomik bir çıkış yolu” aramaya dönüştüğünü belirtti.
Hackett’a göre, ABD Donanması’nın mevcut gücü 850’den fazla gemiye eşlik etmek için yeterli değil:
“Deniz taşımacılığını savunabilecek sadece bir düzine kadar donanma gemisi var. Savaştan önce, her gün 100’den fazla gemi boğazdan geçiyordu. Matematiksel olarak bu mümkün değil. Karşı karşıya gelmeye başlarsak, ABD gemilere sadece eşlik etmekle kalmayacak, onları savunacak da. Bu da, özellikle sigorta şirketleri için yeni bir risk hesaplaması gerektirecek.”
EKONOMİK BASKI VE SİYASİ RİSK
Uzmanlar, Trump’ın bu riskli hamlesinin arkasında, ABD iç siyasetini sarsan enerji fiyatları ve ekonomik gerginliğin yattığını savunuyor. Ateşkes ilan edilmiş olmasına rağmen, İran’ın ablukası ve petrol fiyatlarındaki yükseliş Beyaz Saray üzerindeki baskıyı artırıyor. Ancak uzmanların ortak görüşü, “Özgürlük Projesi”nin kağıt üzerinde bir kurtarma planı gibi görünse de, sahada yeni bir bölgesel savaşı tetikleyebilecek kontrolsüz bir tırmanışa davetiye çıkardığı yönünde.
Trump, Truth Social üzerinden “Elimizden gelenin en iyisini yapacağımızı bildirdik.” dese de, denizcilik dünyası ve savunma uzmanları için bu sözler, Hürmüz’ün karanlık sularında güvenliği sağlamaya yetmiyor.
ABD’den yardım çağrısı
ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Dan Cain’e, ‘Özgürlük Projesi’ hakkında basın açıklaması yaptı. Bu operasyonun geçici olduğunu belirten Hegseth, diğer ülkelerin de buna dahil olmasını istediklerini belirtti. Savaş Bakanı şöyle konuştu: “Daha önce de söylediğim gibi, dünya bu su yoluna bizden çok daha fazla ihtiyaç duyuyor. Ticaretin yeniden akabilmesi için durumu istikrara kavuşturuyoruz, ancak dünyanın uygun zamanda devreye girmesini bekliyoruz ve yakında sorumluluğu size geri devredeceğiz. Şu anda bu görevi yerine getiren inanılmaz Amerikalılara, sadece teşekkür ederim; cesaretiniz, hazırlığınız, eşsiz profesyonelliğiniz ve hassasiyetiniz sayesinde dünya bugün ve her gün daha rahat nefes alabiliyor.”