Karadeniz savaş alanı! Geçen ay 300 gemi vuruldu
Kiev ve Moskova’nın ticari gemileri hedef alan saldırıları yoğunlaştırması Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğini ortadan kaldırdı. Uzmanlara göre savaş alanına dönen Karadeniz’de gerilimin devam etmesi sonbaharda bir gıda krizini tetikleyebilir.
Hürmüz Boğazı’nda ABD ile İran arasındaki gerilim nedeniyle aylardır devam eden seyrüsefer krizinin bir ayağı da Karadeniz’de yaşanıyor. Rusya ile Ukrayna’nın son iki ayda gemi ve limanlara yönelik saldırılarını yoğunlaştırmasıyla bölgedeki deniz ticareti durma noktasına geldi. Uzmanlar, iyice daralan gemi trafiğinin bölgeden tahıl alan ülkeleri daha uzak pazarlara yönelteceğini ve krizin sonbaharda küresel bir gıda sorununa neden olabileceği uyarısında bulundu.
TANSİYON YÜKSEK
Moskova ve Kiev hattında son iki ayda Karadeniz’de gemi ve limanları hedef alan saldırılar hız kazandı. İki taraf da karşı tarafın savaş ekonomisini besleyen deniz trafiğini sekteye uğratmaya çalışırken, özellikle ticaret gemileri saldırıların doğrudan hedefi haline geldi. Yalnızca temmuzda Ukrayna ve yabancı bayraklı 57 ticaret gemisi Rus saldırılarında vuruldu. Ukrayna Savunma Bakanlığı, yine temmuz ayında Rusya’ya ait 236 geminin hedef alındığını açıkladı. Odessa, Çornomorsk ve Yuzhny limanlarındaki ticari trafik de büyük ölçüde durdu.
ABLUKASIZ BİR ABLUKA
Hürmüz’ün aksine Karadeniz’de ticaretin sekteye uğraması için deniz yollarının fiziksel olarak kapatılmasına gerek kalmadı. Seyrüsefer güvenliğinin giderek bozulması, armatörleri Karadeniz’den uzaklaştırırken sigorta ve taşıma maliyetlerini de hızla yükseltti. İngiltere merkezli Reuters’a göre savaş sigortasının maliyeti son iki haftada gemi değerinin yüzde 1’inden yüzde 2’sine çıkarken, Karadeniz’de petrol taşıyan tankerlerin günlük maliyeti 200 bin dolardan 300 bin doların üzerine yükseldi. Bloomberg, Türkiye’nin Karadeniz’e giriş yapan ticari gemilerin hareketlerine kısıtlama getirme kararı aldığını öne sürdü.
FATURA SINIRLARI AŞABİLİR
Krizin faturasını ise yalnızca Ukrayna ve Rusya ödemeyecek. Denizcilik uzmanı Ulf Bergman, Karadeniz tahılının en büyük müşterisi Mısır başta olmak üzere pek çok ülkenin Karadeniz’den umudunu kesmesi halinde Arjantin, Avustralya, Hindistan ve ABD gibi çok daha uzak pazarlardan tahıl temin etmek zorunda kalabileceğine işaret etti. Varşova merkezli Doğu Araştırmaları Merkezi’nden Slawomir Matuszak ise “Uzun vadede Ukrayna’nın Karadeniz limanlarının yerini alabilecek uygulanabilir bir alternatifi yok” dedi.
KRİTİK EŞİK SONBAHAR
Karadeniz’deki krizin seyrini belirleyecek kritik dönem ise sonbahar olacak. Uzmanlara göre son saldırılar, Ukrayna’nın mevcut mahsulünün büyük bölümünün daha önce ihraç edilmiş olması nedeniyle 2022’de milyonlarca ton tahılın limanlarda kalmasına yol açan krizin benzerini henüz yaratmadı. Ancak eylül ve ekimde yeni hasadın başlamasıyla birlikte tablonun ağırlaşabileceği değerlendiriliyor. Kiev Ekonomi Okulu’ndan Oleg Nivievskyi de saldırıların sonbaharda devam etmesi halinde dünyanın 2022’deki kadar ağır bir gıda kriziyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.
RUS SATICILAR İFLAS BAYRAĞINI ÇEKİYOR
Ukrayna’nın Rusya’nın lojistik altyapısını hedef alan dron saldırıları, ülkenin en büyük çevrim içi alışveriş platformlarından Wildberries üzerinden faaliyet gösteren satıcıları iflasın eşiğine getirdi. Reuters’a göre temmuz ortasından bu yana en az 20 Wildberries lojistik merkezinin vurulması nedeniyle depolarda bulunan yüklü miktarda ürün kullanılamaz hale geldi. Satıcıların zararlarının karşılanması için yüz milyarlarca ruble gerektiği ancak bu ölçekte bir mali desteğin sağlanmasının mümkün olmadığı belirtildi. Leningrad Valisi Alexander Drozdenko, saldırılardan yaklaşık bin 500 satıcının etkilendiğini söylemişti.
MOSKOVA ELİTLERİNDE FSB ENDİŞESİ ARTTI
Rusya’da savaşın uzaması ve ülke içindeki güvenlik endişelerinin büyümesi, Devlet Başkanı Vladimir Putin’i istihbarat teşkilatı Federal Güvenlik Servisi’ne (FSB) daha fazla yaslanmaya iterken, Kremlin çevrelerinde kurumun kontrolden çıktığı kaygısı güçleniyor. Bloomberg’ün haberine göre FSB, kimleri soruşturacağı konusunda çok az denetimle hareket ediyor. Muhaliflerden iş insanlarına, bilim insanlarından sanatçılara kadar geniş bir kesim üzerinde baskı kuran teşkilatın siyasi düzen ve terörle mücadeleden sorumlu İkinci Dairesi onlarca fizikçi ve havacılık araştırmacısı hakkında “vatana ihanet” soruşturması açtı. Analistlere göre siyasi kurumlar, teşkilatın kararlarına hizmet eden teknik birimlere dönüşmüş durumda.
Aşağıdaki bölüme haber ile ilgili yorumlarınızı yazabilirsiniz
Kurumsal Üyelerimiz
TOPKAPI GROUP
LİKİTGAZ gemicili..
HDR Denizcilik
UTL Denizcilik
AGS Union İnşaat ..
ADECCO Hizmet ve ..
ORSA Tanker İşlet..
BOCA Denizcilik v..
ALİ RIZA AKSOY De..
İSTANBUL Denizcil..
...