Gemipersoneli.com - Reklam
Üye girişi
Kullanıcı adı:
Şifre:
Üye ol | Şifremi Unuttum
Menü
Ana Sayfa
Foto Galeri
İş Fırsatları
Haber Arşivi
Hakkımızda
Sistem Nasıl Çalışıyor
Üye İstatistikleri
Medyada Sitemiz
Mesaj Panosu
GEMİ VİDEOLARI
Gemici Belgesi
İletişim
İçerik
Bilgi bankası
Liman Başkanlıkları
CV Hakkında ipucu
Makaleler
Anket
Linkler


Share |
05 Eylül 2026
Haber
Anket
Mersin’de küresel denizcilik çıkarması
Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO) ev sahipliğinde; Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) ve Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği (MIP) iş birliğiyle düzenlenen "Limanların Hukuki Rejimi Uluslararası Sempozyumu" Mersin Hilton Oteli'nde başladı. Kamu idarecileri, büyükelçiler, liman işletici kuruluşları, hat temsilcileri ve akademisyenleri aynı çatı altında buluşturan uluslararası organizasyonda; akıllı liman uygulamalarından yeşil dönüşüme, deniz diplomasisinden deniz mekânsal planlamasına kadar küresel denizciliği yakından ilgilendiren kritik başlıklar detaylıca ele alındı. Mersin'in Akdeniz üzerindeki stratejik ticaret ve lojistik konumuna dikkat çekilerek başlayan sempozyumda, açılış konuşmasını gerçekleştiren isimler son dönemde yaşanan elim kazalarda hayatını kaybeden vatandaşları ve denizcileri anarak taziye dileklerini iletti. Program kapsamında limanların sadece yük elleçlenen fiziki alanlar olmadığı, uluslararası mevzuat ve teknolojinin kesiştiği devasa ekosistemler olduğu mesajı öne çıktı.



LİMANLAR SADECE FİZİKİ ALTYAPI DEĞİL, BÜYÜK BİR HUKUKİ EKOSİSTEMDİR

Sempozyumun açılışında MIP adına değerlendirmelerde bulunan MIP Finans Direktörü Erdal Tonguç, bir limanı işler hale getiren unsurun yalnızca vinçler veya konteynerler gibi fiziki altyapılardan ibaret kalmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Bir limana uzaktan baktığınızda vinçleri, gemileri, konteynerleri, yoğun yük hareketini görüyoruz. Fakat bir limanı gerçekten işler hale getiren yalnızca fiziki altyapı değildir. Liman kuralların, yetkilerin, sözleşmelerin, sorumlulukların ve uluslararası standartların birlikte çalıştığı büyük bir hukuki ekosistemdir. Başka bir ifade ile liman deniz ile karanın olduğu kadar ulusal egemenlik ve uluslararası ticaretin kamu otoritesi ile özel işletmeciliğin hız ile güvenliğin ve ekonomik büyüme ile çevresel sorumlulukların kesiştiği yerdir."

Küresel tedarik zincirlerindeki kırılganlıklara ve belirsizliklere dikkat çeken Tonguç; dayanıklılık, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm olmak üzere üç temel başlığın altını çizdi. Teknoloji ile hukuk arasındaki entegrasyonun önemine değinen Tonguç, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Akıllı limanlar, otomasyon, yapay zekâ, otonom sistemler çalışma biçimimizi hızla değiştiriyor. Teknoloji ilerledikçe veri güvenliği, siber güvenlik, sorumluluk ve operasyonel süreklilik gibi yeni konular da gündemimize giriyor. Buradaki amaç yeniliği yavaşlatmak değil, yeniliğin güven, hesap verebilirlik ve veri güvenliği temelinde ilerlemesini sağlamaktır. Teknoloji ile hukuk arasındaki mesafeyi ne kadar azaltabilirsek akıllı liman dönüşümünü de o kadar sağlam bir zemine oturtabiliriz." Sürdürülebilirliğin sadece çevresel değil, insani boyutuyla da ele alınması gerektiğini belirten Tonguç, iş sağlığı ve güvenliğinin MIP için bir performans göstergesi değil operasyonların başlangıç noktası olduğunu ve temel hedeflerinin terminaldeki herkesin evine sağ salim dönmesi olduğunu aktardı.

TEKNOLOJİ İLERLERKEN HUKUK BU DEĞİŞİMİN GERİSİNDE KALMAMALI

Mersin Deniz Ticaret Odası adına katılımcıları selamlayan MDTO Başkan Yardımcısı Bedii Canatan ise konuşmasında küresel ticaretin dönüşen yapısına değindi. Limanların ülkelerin dünyaya açılan stratejik kapıları olduğunu ifade eden Canatan, teknolojinin baş döndürücü hızına hukuki zeminin de uyum sağlaması gerektiğini belirterek şöyle konuştu: "Geleceğin limanlarını yalnızca yeni teknolojilerle değil, bu teknolojilerin ihtiyaç duyduğu yeni hukuk anlayışıyla birlikte tasarlamak zorundayız. Çünkü hukuk yeniliğin güven içinde hayata geçirilebilmesinin temel şartlarından biridir. Denizcilikte bu meseleleri yalnızca ulusal mevzuatla ele almak mümkün değildir. Denizin kendisi sınır tanımaz. Gemiler ülkeler arasında hareket ediyor. Yükler birden fazla hukuk sisteminden geçiyor ve ticaret zincirinin her halkasını birbirine bağlıyor. Bu nedenle uluslararası sözleşmelerin etkin biçimde uygulanması, ülkeler arasında ortak standartların geliştirilmesi ve liman devletleri arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi her zamankinden daha büyük önem taşıyor." Akıllı limanlardaki kaza sorumluluklarından siber güvenlik ve yeşil dönüşüm denetimlerine kadar pek çok cevapsız sorunun sektörün önünde durduğunu hatırlatan Canatan, rekabet gücünün artık farklı kriterlerle ölçüldüğünü vurgulayarak; "Günümüzde bir liman rekabet gücü, operasyonel kapasitesiyle veya rıhtım uzunluğuyla değil; dijital altyapısı, çevresel performansı, hukuki öngörülebilirliği, enerji performansı ve uluslararası sisteme ne kadar güçlü bir biçimde entegre olabildiğiyle ölçülebilmektedir" ifadelerini kullandı.

DENİZ MEKÂNSAL PLANLAMASI VE YENİ DENİZ MİLLİ PARKLARI VURGUSU

Liman hukukunun; bilişimden çevreye, iş hukukundan uluslararası güvenliğe kadar çok disiplinli bir yapıya büründüğünü ifade eden DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel; deniz alanlarının bütüncül bir planlamayla yönetilmesi gerektiğini savundu. Önel, limanların bu planlamadaki kritik rolünü şöyle aktardı: "Limanlarımız bütüncül planlama anlayışının en önemli unsurlarından biridir. Limanların gelişimi ve kapasite planlaması deniz ulaştırma koridorlarından lojistik bağlantılara, enerji altyapısından kıyı alanlarının kullanımına, çevresel hassasiyetlerden diğer denizcilik faaliyetleriyle etkileşime kadar pek çok unsurla doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle deniz alanlarımızın geleceğini planlarken limanları yalnızca kıyıda bulunan münferit tesisler olarak değil; deniz alanlarının bütüncül kullanımının, deniz ulaştırmasının ve ülkemizin ekonomik kalkınmasının temel bileşenlerinden biri olarak değerlendirmemiz gerekmektedir."

Ankara Üniversitesi DEHUKAM koordinasyonunda hazırlanan ve 16 Nisan 2025 tarihinde kamuoyuyla paylaşılan Türkiye Deniz Mekânsal Planlama Haritası'na da değinen Önel, denizlerin korunması yönünde atılan tarihi adımları hatırlatarak şunları söyledi: "16 Ağustos 2026 tarihli Cumhurbaşkanı kararıyla Fethiye Kaş Deniz Milli Parkı ile Kuzey Ege Deniz Milli Parkı ülkemizin ilk deniz milli parkları olarak ilan edilmiştir. Bu iki deniz milli parkı ile birlikte yaklaşık 24 bin kilometrekarelik deniz alanı koruma altına alınmış ve Türkiye Deniz Mekânsal Planlama Haritası'na da derç edilmiştir. Burada denizcilik ve limancılık sektörümüz açısından önem taşıyan hususlardan biri de koruma ve kullanım arasındaki dengenin doğru biçimde kurulmasıdır. Yeni ilan edilen deniz milli parklarında da uluslararası hukuka uygun olarak seyrüsefer serbestliğinin korunmasına yönelik gerekli tedbirler alınmaktadır."

İki gün boyunca Mersin Hilton Oteli'nde devam edecek sempozyum, oturumların ardından gerçekleştirilecek liman saha ziyaretiyle sona erecek.




Kaynak: mersinhakimiyet
Eklenme tarihi: 5.09.2026




Share |




YORUMLARINIZ




Aşağıdaki bölüme haber ile ilgili yorumlarınızı yazabilirsiniz


Adınız Soyadınız:
Başlık:
YORUMUNUZ:
Denizcilik mesleği ile ilgili ne düşünüyorsunuz
Çok güzel
Mecbur kalınca yapılacak bir iş
Zabit için iyi alt personel için kötü
Kesinlikle yapılmaz

Önceki Anketler
Kurumsal Üyelerimiz
 ALİDAŞ Liman İşle..
 ORSA Tanker İşlet..
 MİNA Denizcilik v..
 FERAH TUR. Sey. İ..
 ERKAN ÖZTÜRK Yat ..
 AKGÜNLER Denizcil..
 ÖZDADAYLILAR deni..
 OKANTRANS Gemi Ac..
 GEMAK Şirketler G..
 M&M
...


www.gemipersoneli.com   © Gemipersoneli.com - Tüm Hakları Saklıdır.  Kullanım Şartları  Gizlilik Prensipleri  İletişim