Karadeniz’de buğday sevkiyatı yüzde 77,8 düştü
Karadeniz’de ticari gemilere ve liman altyapılarına yönelik saldırılar, Rusya ve Ukrayna’nın tahıl ihracatını ağır darbe vurdu. Eylül ayında bölgedeki buğday yüklemeleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 77,8 azalarak 1,6 milyon tona gerilerken, alternatif ihracat güzergâhlarında da güvenlik ve lojistik sorunları büyüyor.
Karadeniz’de tahıl taşımacılığı, geleneksel ihracat sezonunun en yoğun döneminde ciddi bir daralma yaşıyor. Rusya ve Ukrayna limanlarını hedef alan saldırıların yanı sıra alternatif güzergâhlardaki güvenlik riskleri ve artan taşıma maliyetleri, bölgedeki buğday sevkiyatlarını olumsuz etkiliyor.
Araştırmaya göre, Karadeniz’deki buğday yüklemeleri eylül ayında 1,6 milyon tonda kaldı. Geçen yılın aynı ayında 7,3 milyon ton olan yükleme miktarı, böylece yüzde 77,8 azaldı. Eylül ayındaki hacim, ağustos ayına göre de yüzde 45,6 gerileyerek 2017’den bu yana aynı ayda kaydedilen en düşük seviyeye indi.
2026’nın ocak-eylül döneminde ise Karadeniz’deki toplam buğday yüklemeleri 36,3 milyon ton olarak gerçekleşti. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12,2 düşüş anlamına gelirken, 2017’den bu yana kaydedilen en düşük ikinci dokuz aylık toplam oldu.
Ticari gemilere yönelik saldırılar yayılıyor
İhracattaki düşüş, deniz taşımacılığına yönelik saldırıların Karadeniz’deki ana limanların ötesine geçerek alternatif ticaret koridorlarını da tehdit ettiği bir dönemde yaşanıyor.
Hafta başında, Ukrayna’nın İzmail Limanı’ndan İtalya’ya mısır taşıyan Türk sahipli genel kargo gemisi Royad Mammadov, Romanya’nın münhasır ekonomik bölgesinde düzenlenen bir İHA saldırısının ardından battı. Olayda iki denizci hayatını kaybetti.
Bir gün sonra Bulgaristan’ın münhasır ekonomik bölgesinde iki ticari gemi daha saldırıya uğradı. Togo bayraklı Alfa Watan batarken, buğday taşıyan Palau bayraklı Able gemisinde yangın çıktı. Gemideki 18 denizci kurtarılırken iki kişinin ağır yaralandığı bildirildi.
Deniz güvenliği danışmanlık şirketi Ambrey, saldırıların Rus güçleri tarafından gerçekleştirilmiş olma ihtimalini yüksek olarak değerlendirdi. Bulgaristan makamları ise saldırıların sorumluluğuna ilişkin henüz resmî bir açıklama yapmadı.
Ambrey, Romanya ve Bulgaristan’ın münhasır ekonomik bölgelerindeki gelişmelere dikkat çekerek, bu suların artık kendiliğinden güvenli kabul edilmemesi gerektiği uyarısında bulundu.
Ukrayna’nın ihracat kapasitesi sınırlanıyor
Rusya ve Ukrayna’nın ana limanlarında yaşanan aksaklıklar, alternatif güzergâhlar üzerindeki yükü artırırken Ukrayna’nın ihracat kapasitesini de ciddi biçimde kısıtlıyor.
Ukrayna Tarım Bakanı Taras Vysotskyi’nin verdiği bilgilere göre, ülkenin tarım ürünleri ihracatı eylül ayında 2,4 milyon ton seviyesinde kaldı. Bu miktar, potansiyel ihracat kapasitesinin yalnızca yüzde 46’sına karşılık geldi.
Sevkiyatların 1,3 milyon tonu, yani yüzde 54’ü Tuna Nehri güzergâhı üzerinden gerçekleştirildi. Geri kalan yüklerin büyük bölümü ise demir yoluyla taşındı.
Vysotskyi, Ukrayna’nın ana Karadeniz limanlarına erişememesi durumunda alternatif güzergâhların ülkenin potansiyel tarımsal ihracatının ancak yüzde 45 ila 50’sini karşılayabileceğini belirtti.
Tuna hattında navlun maliyetleri yükseldi
Odesa’dan yapılan sevkiyatların bir bölümünün Tuna güzergâhına kaydırılması, bölgedeki trafik yoğunluğunu artırdı. Ancak düşük su seviyeleri ve yükselen yakıt fiyatları, bu hattın da kapasitesini zorluyor.
Moldova’daki Giurgiulesti Limanı ile Romanya’nın Köstence Limanı arasındaki tahıl taşıma maliyetleri, ton başına yaklaşık 75 dolara yükseldi. Daha önce 15 ila 35 dolar arasında değişen maliyetlerdeki artış, ihracatçılar üzerindeki baskıyı artırdı.
Düşük su seviyeleri nedeniyle mavnaların daha az yük taşıyabilmesi de taşımacılık kapasitesini sınırlandırıyor. Böylece Karadeniz limanlarına erişimde yaşanan sorunları telafi etmesi beklenen Tuna hattında hem maliyetler yükseliyor hem de sevkiyat imkânları daralıyor.
Rusya ihracatı Baltık limanlarına kaydırıyor
Güneydeki geleneksel ihracat güzergâhlarında yaşanan saldırılar ve operasyonel aksaklıklar, Rusya’yı tahıl sevkiyatlarının önemli bir bölümünü Baltık Denizi limanlarına yönlendirmeye itti.
Rusya’nın Baltık limanlarından gerçekleştirdiği buğday ihracatı, eylül ayında 1,4 milyon tonla rekor seviyeye ulaştı. Bu miktar, ülkenin toplam buğday sevkiyatının yaklaşık yüzde 60’ını oluşturdu. Ancak Baltık hattındaki artış, Rusya’nın toplam buğday ihracatındaki düşüşü engelleyemedi. Ülkenin buğday ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 40’tan fazla geriledi.
Ust-Luga ve Vysotsk limanları, Rusya’nın alternatif tahıl ihracatında öne çıkan merkezler hâline geldi. İhracatçılar, kapasiteyi artırmak amacıyla daha önce gübre ve kömür elleçlemesinde kullanılan terminalleri de tahıl taşımacılığı için kullanmaya başladı.
Bununla birlikte demir yolu kapasitesinin yetersizliği ve vagon temininde yaşanan sorunlar, sevkiyatların daha fazla artırılmasını zorlaştırıyor. Letonya ve Litvanya’nın Rus tahılının kendi limanlarından transit geçişine yönelik denetimleri sıkılaştırması da sürece ek bir belirsizlik getiriyor. Ukrayna’ya ait İHA’ların Rusya’nın Baltık kıyısındaki liman altyapılarını hedef alabilecek menzile ulaşması ise bu güzergâhın güvenliğine ilişkin endişeleri artırıyor.
Üretim korunuyor, ihracat beklentileri düşüyor
Karadeniz’deki sevkiyat sorunları, iki ülkenin buğday üretim tahminlerinin büyük ölçüde korunduğu bir dönemde yaşanıyor.
Ursa’nın araştırmasında aktarılan ABD Tarım Bakanlığı (USDA) projeksiyonlarına göre, Rusya ve Ukrayna’nın 2026/27 pazarlama yılında toplam 114 milyon ton buğday üretmesi bekleniyor. Bu miktar, bir önceki sezonun seviyesine yakın.
Buna karşın iki ülkenin toplam buğday ihracatının 2025/26 sezonundaki 62,1 milyon tondan 2026/27 sezonunda 55,5 milyon tona düşeceği öngörülüyor. Beklenen 6,6 milyon tonluk azalma, toplam ihracatta yüzde 10,6’lık gerilemeye işaret ediyor.
Veriler, Karadeniz’deki tahıl ticaretinde sorunun yalnızca üretim miktarıyla sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Liman altyapısına yönelik saldırılar, ticari gemilerin güvenliğine ilişkin riskler ve alternatif güzergâhlardaki kapasite sorunları, bölgenin uluslararası tahıl piyasalarına ürün ulaştırma kabiliyetini giderek daha fazla kısıtlıyor.