Gemipersoneli.com - Reklam
Üye girişi
Kullanıcı adı:
Şifre:
Üye ol | Şifremi Unuttum
Menü
Ana Sayfa
Foto Galeri
İş Fırsatları
Haber Arşivi
Hakkımızda
Sistem Nasıl Çalışıyor
Üye İstatistikleri
Medyada Sitemiz
Mesaj Panosu
GEMİ VİDEOLARI
Gemici Belgesi
İletişim
İçerik
Bilgi bankası
Liman Başkanlıkları
CV Hakkında ipucu
Makaleler
Anket
Linkler


Share |
16 Aralık 2018
Makaleler
Daha gemiye katılırken ayrılmanın hikayesi

Sene 2007 yaz ayları, internetteki iş başvurum açık, gelebilecek mantıklı ve sağlam iş tekliflerini bekliyorum. Evdeyim, telefon çaldı, bir personel müdürü başmakinist arıyor.Gemi yabancı bayrak 3500 tonluk kuruyük gemisi. Epeyce bir süre konuştuk, anlatılanlar ballı börek, hep güzel şeyler, anlaştık ve gemiye acil katılım gerekiyor.

Ertesi gün hanımla vedalaşıp, ya Allah ya nasip diyerek valizi kaptım ve erkenden yola düştüm. Gemi Aliağa'da Nemrut körfezindeki Habaş limanında. Genellikle hurda demir getiren gemilerin uğrak yeri.
Katılacağım gemi, daha tepeden aşağı süzülürken gözüme ilişiyor, rıhtıma aborda vaziyette, acente motoruna binmeye filan gerek kalmadı yani.

Geminin adı My Ship. Slovakya bayrak, bağlı olduğu liman Bratislava. İlk defa gördüğüm bayrak ve liman adı…

Elimde valizle yürüyerek gemiye doğru yaklaştıkça ilk dikkatimi çeken kıç üstü ana güvertede, lumbarağzına yakın bölgede bekleşen 7-8 kadar gemici, bir o kadarda yerlerde duran valizler, ve her yeni gelen kişiye yönelttikleri meraklı sorular. Neyse, ya Allah bismillah deyip gemiye girdik. Zabitan salonuna davet ettiler. Oturduk . Hoş geldin, beş gittin, çaylar falan filan. Saat henüz 10.30 civarı.

Ben başmakinist kamarasını sordum, gösterdiler. Valizi ve eşyaları koyup, gemiye uygun bir kıyafet giyerek üstümü değiştirdim. Gemide çok genç bir 3. kaptan var. Yaklaşık on dakikada bir yanıma gelerek çarkçıbaşım pasaport ve gemiadamı cüzdanınızı alabilirmiyim, gemiye katılışınızı yapıcam diyerek ısrarla başımda dolaşıyor.

Bu arada, ben gemide olduğum kısa süre zarfında elektrikler sık sık kesiliyor, bir jeneratörden diğerine geçiliyor, koşuşturmalar alarmlar filan, makinacıların işleri yolunda gitmiyor belli. Gemide anormal bir durum var yani. Bu hareketlilik dahada merakımı arttırıyor ve gemi ile ilgili bilgi edinmek için bir ara ana mk. ve jeneratör dairesine iniyorum. Gemi aslında kuzey Avrupa yapımı güzel bir gemi, ama umursamaz kullanıcılar elinde darma duman hale gelmiş. Ana makine ile alakalı boru devreleri üzerinde, geçici onarımlarla idare edilen yamalı yerler. Makine stopta iken bile. karşıdan sırıtan yağ ve yakıt kaçakları. Ana mk'nın soğutmasını sağlayan 2 adet harici dz.suyu pompasının biri tamamen kaput vaziyette, diğeride görüntü olarak hiç güven vermiyor. 3 adet jeneratörden birinin soğutma sistemi tamamen sökülmüş vaziyette. Diğer 2 jeneratörde hararet sorunları nedeniyle sürekli jeneratör değiştirmek suretiyle idare edilmeye çalışılıyor. Takımlar ve yedek parçalar yerlerde geziyor. Tam bir curcuna yani.

Bu arada ben, gemiyi gözüm tutmadığı için, sürekli ayrılacak olan gemicilerin ağzını arayarak, geminin son bir iki aylık geçmişini öğrenmeye çalışıyorum. Bir ara nefeslenmek için kıç üstüne çıktım. Kıç üstünde gemiciler lak lak yapıyor, bir taraftanda, gemiye yeni katılış yapmak için gelenleri gözlüyor. Kendisini değiştirecek olan şahısları gören gemiciler, bayram havasında ve hiç tanımadıkları insanları adeta şapır şupur öpüyor. Sonuç olarak ayrılacak olanlardan öğrendiğim kadarıyla, gemi Hollanda'nın bir limanında maaş ödemeleriyle ilgili sıkıntı ve şikayetler sonucu bağlanmış . Zabitanlar haricindeki personelin tamamına yakını gemiden ayrılmış .Gemi yaklaşık 20 gün limanda bekledikten sonra temin edilebilen yeni personelin katılımıyla birlikte geminin sefere çıkışına izin verilmiş . Ve gemiye yeni katılanlar, gemiyi Türkiye'ye intikal ettirip hemen ayrılmak şartıyla anlaşmışlar. Bu olaylarla ilgili olarak, geminin 2. çarkçısıyla görüştüm, o da maaş konusunda sıkıntılar olduğunu ve para konusunda, gemide hiç kimsenin huzurlu olmadığını yarım ağızlada olsa ifade etmeye çalıştı. Bu arada. ayrılacak olan çarkçıbaşınında ağzını arıyorum ama gemiden kurtuluşu tehlikeye girecek diye herhalde, çok ketum davranıyor. Gemiye Avrupa'dan ayrılmadan önce port state geldiğini ve en az 6 ay süreyle çok rahat edeceğimi söyleyip, beni gemiye ısındırmaya çalışıyor.

Genç 3. kaptan yine yanıma gelip katılış yapıcam diye belgelerimi istiyor Fakat artık iyice içime kurt düştüğü ve kafam karıştığı için olsa gerek . 3. kaptana ; bak oğlum. Gemi kafama yatmadı, bana söylenenlerle uzaktan yakından alakası yok . Ben ikna olunca belgeleri sana vericem deyip kestirip attım. Bu arada öğle yemeği vakti geldi .Yemekte, ne çorbası olduğunu anlayamadığım bir çorba, nohut ve pilav vardı . Gemi limanda olduğu halde, yemeklerin durumu, aslında şirketin nasıl bir firma olduğunu açıkça. belli ediyordu.

3. kaptanın zırt pırt başımda dolanmasından, personel müdürüyle sürekli iletişim halinde olduğu ve devamlı talimat aldığı., az çok belli olmuştu. Benim 3.kaptana, katılışla ilgili biraz ters konuştuğum diyaloglarda, tahminimce telefonla hemen personel müdürüne iletildi. Neyse, lafı uzatmayalım, yemekten sonra kıç üstünde, makine zabitleriyle bir iki çay içip sohbet ediyorduk . Benim cep telefonu çaldı, arayan personel müdürü. Telefonu daha açar açmaz bana ilk sözü, sen şerefsizsin ! Ben şimdi senin yüzünden tekrar personel bulmak için uğraşıcam, falan filan …

Bende personel müdürüne kibarca, bak dedim. Seninle bu gemi ve iş hakkında en az 15 dakika konuştum. Konuştuğun hiç bir şey doğru çıkmadı insan hiç olmazsa gemide son 15-20 gün içinde olan olaylardan, yarım ağızlada olsa birazcık bahsederki, yeni katılmaya gelen insan şoke olmasın. Gerçekleri gizleyip doğruları konuşmadığın için asıl şerefsiz sensin deyip telefonu yüzüne kapadım.

Gemidekilere açıklama yapma gereği bile kalmadı, neler olduğunu açık net ve canlı canlı izlediler. Ve o sırada yanımda olan insanlara dedimki . Arkadaşlar, böyle olmasını hiç istemezdim. Ama o kadar çok yalan söylendiki, bu kadar yalandan sonra doğru şeyler olacağına olan inancımı kaybettim. Macera arayacak yaşta değilim. Gemiyi yabancı bir limanda terkedip, sizleride madur etmektense, hiç başlamamayı tercih ediyorum.Hakkınızı helal edin, Allah selamet versin.

Sonu nasıl biteceği bilinmeyen bir maceraya atılmaktan son anda kurtuldum. Gemide yediğim öğle yemeğini, personel müdürü helal etmemiştir. Bende gemiye gidiş ve dönüş için harcadığım yol paralarını helal etmiyorum. Bu gemi ve bağlı olduğu şirket, şu anda varmıdır ayaktamıdır, hiçbir bilgim yok . Böyle çakma şirketlerin denizcilik sahnesinden bir an önce çekilip, piyasanın temizlenmesi ve düzgün firmaların çoğalması dileğiyle. Allah selamet versin.




Can Ferligil
cancarkci@yandex.com

Eklenme tarihi: 16.07.2018




Share |
Bu yazı 1130 kez okunmuştur




YORUMLARINIZ




Aşağıdaki bölüme makale ile ilgili yorumlarınızı yazabilirsiniz


Adınız Soyadınız:
Başlık:
YORUMUNUZ:



Makaleler ana sayfasına geri dön >>



www.gemipersoneli.com   © Gemipersoneli.com - Tüm Hakları Saklıdır.  Kullanım Şartları  Gizlilik Prensipleri  İletişim