Gemipersoneli.com - Reklam
Üye girişi
Kullanıcı adı:
Şifre:
Üye ol | Şifremi Unuttum
Menü
Ana Sayfa
Foto Galeri
İş Fırsatları
Haber Arşivi
Hakkımızda
Sistem Nasıl Çalışıyor
Üye İstatistikleri
Medyada Sitemiz
Mesaj Panosu
GEMİ VİDEOLARI
Gemici Belgesi
İletişim
İçerik
Bilgi bankası
Liman Başkanlıkları
CV Hakkında ipucu
Makaleler
Anket
Linkler


Share |
10 Nisan 2020
Makaleler
Fransa’ya kaçış

Yıl 1989, aylardan Kasım... Biz gemiciler o yıllarda işe girebilmek için Karaköy'de bulunan gemicilerin takıldığı kahvehanelerde iş beklerdik. Abdi'nin kahve, kör Mehmet'in kahve, sarı Mehmet'in kahve gibi… O kahvelerde gemilerde iş bulan simsarlar takılırdı. Biz de o zamanlar kahvede takılıp iş arıyoruz. Okuldan mezun olmuşuz, 1-2 gemide çalışmışız, tecrübe az olunca tek yol simsar.

Kahvede birkaç arkadaş edindik. Bir tanesi de İsmail, Zonguldak’tan gelmiş iş arıyor. Sonradan samimi oldukça, niyetinin çalışmak değil, Fransa'da bulunan akrabalarının yanına gitmek olduğunu anlattı.

Üç-beş gün sonra simsar “deniz motorcusu varmı?” diye seslenince ben hemen zıpladım. 4000 tonluk bir kuru yük gemisi var gidermisin dedi. Anlaşırsak olur dedim. Beni aldı firmaya kadar götürdü. Firma Barbaros yokuşu Beşiktaş'ta.

Tam firmaya giricem bi baktım İsmail şirketten çıkıyor, beni görünce şaşırdı. Hayırola İsmail dedim. Bu firmayla anlaştım dedi. Ben de iş konuşmaya geldim dedim. Aşağıda bekliyorum dedi, ben şirkete girdim 3. Çarkçı olarak anlaştık, İsmail de silici olarak anlaşmış. Aşağıda İsmail ile konuşmaya başladık. “Ben sana herşeyi anlattım, aynı gemiye gidiyoruz, kimseye söyleme” diye bana tembih ediyor. Ben de sıkıntı yok rahat ol dedim.

Nihayetinde ikimiz de aynı gemiye katıldık, ilk sefer İzmir-Cezayir…

İzmir’de gemiye katılınca baktık ki neredeyse geminin bütün personeli değişmiş, makinada herkes yeni. İlk kalkışta makinayı start ettik. Makina ağır yoldan fazla devir verince start havası pnomatik valften hızlı bir şekilde boşalıyor. Alargaya zar zor çıktık. Bir de köprüüstünden kumandası var. Makinaya köprüüstünden start etmeye çalışıyoruz, birtürlü çalışmıyor. Sök o filtreyi, sök bu filtreyi bir türlü makina çalışmıyor. 5-6 saat geçti. Şirket ne oldu diye soruyor bizde cevap yok.

Çarkçıbaşımız çok beyefendi bir abi. “Çarkçıbaşım biz bir işletme hatası yapıyoruz, bunun ayıbı olmaz eski çarkçıbaşını ara sor” dedim ve sonunda aradı. Makinaya bir inişi var uçarak, söktüğümüz herşeyi toplayın dedi. Ne oldu diye sorduk, yukarıdan kumanda edince gaz kolunu tam yola getirip kitlemek gerekiyormuş. Gaz kolunu tam yola getirip makinayı çalıştırdık. Bir mutluluk ki sormayın. Makina çalıştı, yola çıktık.

Girdik vardiyaya, Makinada 12-4 nöbetleri bende. Eski jurnallere baktım gemi Fransa’ya hiç gitmemiş. İsmail'i buldum, konuştum. Meğer İsmail'i gemi Fransa'ya gidiyor diye kandırmışlar. O zamanın parası benim 50 lira verdiğim simsar bundan 500 lira almış. Ver elini Cezayir.

Sonrası 15, 20 gün alarga yük boşalt, çık 10 gün yine alarga iş bekle. Sonra yük talimatı geldi. İspanya Cartegena yola çıktık, İsmailde surat bir karış.

Yaklaşık bir gün sonra sefer talimatı değişti. Yeni yükleme limanı Fransa "Fos Limanı"

İsmail'in yüzü güldü tabi :) Hep benim yanımda dolaşıyo kimseye söyleme diye tembih edip duruyor. Tabiki kimseye söylemedim. İsmail Fransa'da tüydü vedalaşarak tabi. Sonra ben o gemide 1 yıl daha çalıştım.

İsmail’in kaçışı da bize bir hatıra olarak kaldı.




CENGİZ KOŞER
c.mariner@hotmail.com

Eklenme tarihi: 12.12.2019




Share |
Bu yazı 526 kez okunmuştur




YORUMLARINIZ




Aşağıdaki bölüme makale ile ilgili yorumlarınızı yazabilirsiniz


Adınız Soyadınız:
Başlık:
YORUMUNUZ:



Makaleler ana sayfasına geri dön >>



www.gemipersoneli.com   © Gemipersoneli.com - Tüm Hakları Saklıdır.  Kullanım Şartları  Gizlilik Prensipleri  İletişim