Gemipersoneli.com - Reklam
Üye girişi
Kullanıcı adı:
Şifre:
Üye ol | Şifremi Unuttum
Menü
Ana Sayfa
Foto Galeri
İş Fırsatları
Haber Arşivi
Hakkımızda
Sistem Nasıl Çalışıyor
Üye İstatistikleri
Medyada Sitemiz
Mesaj Panosu
GEMİ VİDEOLARI
Gemici Belgesi
İletişim
İçerik
Bilgi bankası
Liman Başkanlıkları
CV Hakkında ipucu
Makaleler
Anket
Linkler


Share |
05 Aralık 2022
Makaleler
Her gemiye katılış farklı bir macera

Sene 2008 temmuz ayı başları , iki adet kuruyük gemisi olan bir şirketin personel müdürü telefonla aradı , gemilerinden birinde acil makinist ihtiyacı var , inceleyip karar vermeleri için bana ait belge ve evrakları içeren bir e-mail gönderdim. Aradan yarım saat kadar geçti dönüş yaptılar epeyce konuştuk , beş on dakika sonra tekrar aradılar , çarkçıbaşım içki ve sigara kullanıyormusun ? herhangi bir kronik hastalığın varmı ? ameliyat geçirdinizmi ? falan filan , sorular uzadıkça ben şirketin yeterince ikna olmadığını düşünmeye başlamışken yeniden aradılar ve benimle çalışmaya karar verdiklerini , ertesi gün gemiye İzmir Aliağa'dan katılış yapmam gerektiğini söylediler. Geceden bir valiz ve bir el çantasını hazırlayıp erken kalkabilmek için erkenden yattım.

Ertesi gün bir bilinmeyene doğru çıkacağım yolculuğun stresinden olsa gerek , yatakta bir sağa bir sola dönerken uykusuz sabah oldu.

Genellikle böyle gecelerde hiç gözüme uyku girmez. Sanırım birçok insanda da durum bundan farklı değildir.

Sabah hanımla son bir kahvaltı yaptıktan sonra sıra geldi veda faslına. Akşam yatmadan önce evde ana kapıya yakın bir yere hazırladığım valiz ve çantayı yerden kaldırmamla birlikte belime bıçak gibi müthiş bir sancı girdi , adeta nefesim kesildi.

Daha önce çalıştığım gemilerde 200 amperlik leş gibi aküleri taşımaktan kaynaklanan ve ara sıra nükseden bir sağlık sorunu. Sinir bozucu bir durum. Eğiliyorum belimi düzeltemiyorum , oturuyorum kalkamıyorum. O vaziyette gemiye gitsem ayrı bir dert , şirketi arayıp böyle böyle oldu ben gelemiyorum desem ayrı bir dert. Kafamda binbir soru cevap peşpeşe sıralanıyor. Şirketi arayıp gemiye gelemiyorum desem , gerçeği bilmedikleri için , kaypaklık yaptı , kıvırdı , bizi zor durumda bıraktı filân diyecekler. Kötü bir imaj ve intiba yaratmamak için , zorda olsa gemiye gidip katılış yapmaya karar verdim.

Hanımla vedalaşıp ya Allah bismillah deyip yola koyuldum. Gemi Aliağa Nemrut körfezinde alargada demirde. Otobüsle Aliağa'ya vardım , Habaş limanına taksiyle ulaşıp geminin acentasıyla irtibat sağladıktan sonra acenta motoruyla gemiye geldim. İçimden , Allah mahçup etmez inşallah deyip gemiye ilk adımı attım.

Katıldığım gemi birkaç ay önce İspanya'dan teslim alınmış ve henüz gemiye yeterince vakıf olmuş makine personeli yok. Makine dairesinde Türkçe yazı , etiket , uyarı levhası , çalıştırma talimatı v.s. yok. Herşey İspanyolca. Gemidekilerden öğrendiğim kadarıyla , gemi 20 gündür demirde , limana yanaşmak için sıra bekliyor ve bu son 20 gün içinde ben gemiye gelen dördüncü makinist oluyorum. 20 günlük zaman zarfında gemiye katılıp birkaç gün içinde bir bahane bulup ayrılan makinistlerin en önemli ayrılma nedeni tahminimce geminin yeni alınmış olması ve henüz sistemin tam oturmamış olması.

Bu olumsuzluk benimde gözümü korkutmadı değil. Ama zoru görünce bırakıp kaçmak bize uymaz Allah bi kolaylık verir , çalışıp mücadele etmek bizden diyerek işe koyulduk. Yaklaşık bir hafta kadar sonra belimdeki rahatsızlık yavaş yavaş azalıp sona erdi ve standart bir tempoyla çalışmaya başladım. Bu arada her gemide olduğu gibi bu gemide de olup bitenleri şirkete anında jurnalleyenler olduğunu , geçicide olsa benim sağlık sorunumu abartarak patronlara yetiştirenler olduğunu tahmin edebiliyordum.
Şirkette görevli bir hayırsever , geminin makina ISM ofisindeki bilgisayara İspanyolca - Türkçe sözlük yüklemiş , tevzi tablosundaki , vanalardaki , mk dairesindeki her çeşit bilinmeyen etiket ve yazıyı Türkçeye çevirip bilinmezlikleri aşmaya çalışıyoruz. Ana makinanın , D/G lerin , seperatörlerin , kompresörlerin kullanma talimatlarını hazırlayıp , makine dairesindeki tüm devrelerin şemalarını , uyarı levhaları ve ok işaretlerini tamamladıktan sonra , gemiye yeni katılacak olan makinacıların fazla zorluk çekmeden işine adapte olabileceği bir çalışma ortamı sağlamış olduk.

Bu gemide görev yaptığım 7 ay süresince karadenizde ve akdenizde neredeyse liman yapmadık ülke kalmadı. Alnımızın akıyla kontrat tamamlandıktan sonra ayrılma vakti geldi çattı. Ukrayna Yuzhne limanından yola çıkıp Gana'ya götürülmek üzere gübre yüküyle İstanbul'a geldik , Zeyport açıklarında personel değişimi için demir atıldı. Sabah , gemiye yeni katılacak olan mürettebat ile birlikte geminin armatörüde 25 - 30 yaşlarındaki oğluyla birlikte gemiye geldi. Gemiden ayrılacağım gün ilk kez gördüğüm

armatör 55 yaşlarında Rize Pazar'lı yumuşak mizaçlı sakin , gemiye çok nadir olarak gelen bir adam , çoğunlukla işi öğrensin pekişsin diye gemiye oğlunu gönderir , biz daha çok oğluyla muhatap olurduk.

2008 yılı sonlarında yaşanan küresel navlun krizi nedeniyle son aylarda maaş ödemelerinde gecikmeler yaşanmaya başlamış. Benim son çalıştığım ay ve 6+1 ikramiye parasıyla birlikte toplamda 6650 $ birikmiş alacağım vardı. Şirketin maaş ödemeleri için anlaştığı bankada benim hesabım olmadığı için , aylık ödemeler hanımın ben gemideyken kendi adına açtırdığı döviz hesabına yatıyordu.

Gemiye yeni katılan makinacılara gemiyle ilgili bildiğim ne var ne yok anlatıp devir teslim yaptıktan sonra , armatör ayrılacak olan gemiadamlarını salonda toplayıp , herkese tek tek teşekkür babında bir konuşma yaptı. Sıra bana geldiğinde aynen şöyle konuştu. Çarkçıbaşım , itiraf ediyorum sen gemiye yeni geldiğinde belin tutmuyor , sağlık sorunların var ayakta zor duruyorsun diye bize anında haber uçtu. Gemi Türkiye’den ayrılana kadar bir hafta boyunca senin yerine yana yana çarkçı aradık ama iyikide bulamamışız , bu bizim için çok daha hayırlı oldu. Yeni aldığımız geminin Türkiye'ye kısa sürede uyumu konusunda çok faydalı oldun. Senin bu gemideki çalışmalarından son derece memnunuz.

Para konusuna gelince , malum olumsuz piyasa şartları nedeniyle ödemeler konusunda her alanda zorluklar yaşıyoruz. Ben yıllardır gemi işletiyorum , ilk defa para konusunda böyle bir açmaza girdik. Borç benim için namustur. Şu anda benim ödeyemediğim bu para senin için son derece hakedilmiş helâl bir paradır. Sen beni mahkemeye versende son derece haklısın sana diyecek bir sözüm yok , ama ne olursa olsun ben bu borcu kapatacağım , bu konuda müsterih olabilirsin. Bende armatörün düzgün tavrına güvenerek , mahkemeye başvurmayıp bekleyeceğimi söyledim.

Ben eve ve aileme kavuştuktan bir süre sonra malum , Türkiye şartlarında emekli olsakta üç beş ay çalışmayınca borca batmaya başlıyoruz. Ben başka şirketlerin gemilerinde çalışmaya devam ettim. Bahse konu şirket yaklaşık iki yıllık bir zaman zarfında parça parçada olsa son kuruşuna kadar borcunu ödedi.

Daha sonraki yıllarda bu şirketin biraz daha küçük tonajlı olan diğer gemisi medyadan takip ettiğim kadarıyla , akdenizde Antalya açıklarında makine dairesinde kontrol edilemeyen ani su yükselmesi sonucu maalesef batmış. Benim çalışmış olduğum gemi , kiralandığı firmanın borçları nedeniyle Tunus'un Sousse limanında yıllarca hacizli durumda bağlı kaldı. Yakın bir zamanda bu geminin yabancı bayrak altında ve başka bir isimle çalışmaya başladığını internetten öğrendim. Şu anda bahse konu şirketin sahipleri , ekonomik olarak ne durumdadır ne iş yaparlar hiçbir bilgim yok.

İnsan emeğine saygı duyan ,
helali haramı bilen , dürüst ve çalışkan insanların her zaman kazanması dileğiyle.

Allah selamet versin.


Can Ferligil
cancarkci@yandex.com

Eklenme tarihi: 26/09/2022




Share |
Bu yazı 491 kez okunmuştur


Aşağıdaki bölüme makale ile ilgili yorumlarınızı yazabilirsiniz


Adınız Soyadınız:
Başlık:
YORUMUNUZ:


YORUMLARINIZ







Makaleler ana sayfasına geri dön >>



www.gemipersoneli.com   © Gemipersoneli.com - Tüm Hakları Saklıdır.  Kullanım Şartları  Gizlilik Prensipleri  İletişim