Gemi sahiplerine sigorta uyarısı: Fiyata değil savaş teminatının kapsamına odaklanın
Ortadoğu’daki gerginlik ve Hürmüz Boğazı’nda yaşananlar gemilerde savaş riski teminatının sorgulanmasına yol açtı. Londra P&I Kulübü, gemi sahiplerine ve acentelerine, geleneksel yüksek riskli bölgelerin dışındaki olaylardan kaynaklanan hasarların giderek artması nedeniyle, öncelikle fiyata odaklanmak yerine savaş riski teminatlarının kapsamına daha fazla önem vermelerini tavsiye etti.
Ortadoğu’daki gerginlik ve Hürmüz Boğazı’nın 40 günden fazladır kapalı kalması, gemilerin sigortalarının iptal edilmesi, gemilerde savaş riski teminatının yeniden sorgulanmasına yol açtı. Denizcilik sorumluluk sigortası sağlayıcısı olan Londra P&I Kulübü, gemi sahiplerine ve acentelerine, geleneksel yüksek riskli bölgelerin dışındaki olaylardan kaynaklanan hasarların giderek artması nedeniyle, öncelikle fiyata odaklanmak yerine savaş riski teminatlarının kapsamına daha fazla önem vermelerini tavsiye etti.
Londra P&I Kulübü’nde Kıdemli Sigorta Uzmanı Ben McKeith’e göre, birçok gemi sahibi uzun vadeli savaş riski planlamasını daha geniş risk yönetimi stratejilerine yeterince entegre etmiyor. McKeith, yakın zamana kadar gemi sahiplerinin savaş teminatının kapsamını dikkat almadıklarını, Orta Doğu’daki son gelişmelerin, savaş riski teminatı ihtiyaçlarının sürekli olarak değerlendirmenin gemi sahipleri ve acenteler için önemli olduğunu ortaya koyduğunu belirtiyor.
KARADENİZ’DE PATLAYAN MAYINLAR
Bu durumun sadece Orta Doğu’daki olaylar için değil Rusya, Ukrayna savaşı için de geçerli olduğuna dikkat çekilerek, “Karadeniz dışında, özellikle Türkiye kıyılarında, Akdeniz’de, Kuzey Libya kıyılarında ve Afrika’nın batı kıyılarında gemilere yerleştirilen ve patlayan yapışkan mayın olayları gördük. Bazıları için bu, Karadeniz içindeki yolculuk için farklı bir teminat ihtiyacını ortaya koyuyor. Bu nedenle her iki teminatın kapsamının yakından incelenmesi ve teminatlarda boşluk oluşmaması için birbirine uyumlu olması çok önemlidir” deniyor.
McKeith, bazı gemi sahiplerinin bilinen yüksek riskli bölgelerin dışında faaliyet gösterdiğini ve bu nedenle sınırlı savaş riski teminatını tercih edebileceğini, ancak diğer bölgelerdeki olayların artan sıklığının daha geniş tehditlerin ortaya çıktığını gösterdiğini vurguladı ve şu tespitleri yaptı: “Bazı gemi sahipleri, geleneksel yüksek riskli bölgelerde ticaret yapmadıklarını bildikleri için sınırlı savaş riski sigortası yaptırmayı tercih ediyorlar. Örneğin, Karadeniz’de bazıları, olaylardan kaçınmak için yüksek riskli bölgelerden kaçınabileceklerini düşünüyor. Ancak, yüzen mayınlar, dronlar ve su altı dalgıçları, kargo veya varış noktası ne olursa olsun geminizi hedef alabilir.”
DÜŞÜK PRİMLERE YAKIN ZAMANDA DÖNÜLMEYECEK
“Orta Doğu’da da benzer bir durum görüyoruz. jeopolitik zorluklar Hürmüz Boğazı’na erişimi sınırlamaya devam ediyor. Bazı gemi sahipleri, Karadeniz veya Orta Doğu Körfezi gibi yüksek riskli bir bölgeye girmediklerini bildikleri için savaş riski sigortalarını incelemiyorlar. Ancak, yeni risklerin ortaya çıkması, gemi sahiplerini ve acentelerini savaş riski sigortalarına daha yakından bakmaya ve yeterli sigortaya sahip olduklarından emin olmaya itiyor. Gemi sahipleri ve acenteleri bugün kendilerine savaş riski teminatlarında gerçekten neye sahip olduklarını sormalıdır. Birçoğu için cevap, yıllık sigorta primlerinin bir parçası olarak standart bir poliçedir. Ancak, Ortadoğu Körfezi’ndeki devam eden jeopolitik sorunlar, savaş riski teminatı için düşük primlere yakın zamanda geri dönmemizin olası olmadığını gösteriyor. Gemiler geleneksel yüksek riskli alanların dışında daha büyük risklerle karşı karşıya kaldıkça, savaş riski teminatlarının gelecek yıl için ne kadar yeterli olması gerektiğini bugünden düşünmeye başlamaları gerekiyor.”