Denizcilere Armatör-İşletmeci tezgahı!
Cunda Denizcilik'in işlettiği gemide çalışan 12 denizcinin ödenmeyen ücretleri için başlattıkları eylem sürüyor. İşçiler şirketin haberlerin kaldırılması karşılığında kısmi ödeme teklifini reddetti: "Tüm alacaklarımızı istiyoruz, tehdidi bırakın!"
Rusya’dan Türkiye’ye buğday taşıyan Cunda Denizcilik’in işlettiği Volgo-Don 5021 gemisi çalışanlarının ücretleri için gemideki direnişi sürüyor. Samsun açıklarında demirli olan gemide çoğunluğu Azerbaycanlı 12 işçinin 4 aylık ücretlerinin ödenmemesi ve gemide kumanyasız, susuz ve hijyenden yoksun kaldıkları koşulları haberleştirmemizin ardından yoğun bir telefon trafiği yaşandı.
İlk önce işçiler 26 Ağustos'ta şirket yetkilisi tarafından arandı. Yetkili arabasını satıp işçilerin tüm ücretlerini ödeyeceği sözü verdi. Ancak çıkan haberlerin kaldırılmasını ve henüz ücretler yatırılmamışken ‘Ücretlerimizi aldık’ diye işçiler tarafından açıklama yapılmasını istedi. İşçiler ücretleri yatırılmadığı sürece direnişlerini sonlandırmayacakları yanıtını verdi.
‘Ödemeyi haberleri kaldırtırsanız veririz’ şartı
İşçiler ardından hem sesli hem yazılı olarak Cunda Denizcilik sahibi Mehmet Engin Özturan tarafından bir mesaj aldı. Özturan işçilere gönderdiği yazılı ve sesli mesajda ücret alamadığı için basına haber yaptıran çalışanlara dava açılacağı, gemide eylemlerin devam etmesi halinde şirketin armatörle sözleşmeleri feshedeceği tehdidinde bulundu: “Biz bu gemilerin armatörü değiliz, işletmecisiyiz. Yarın işletmeyi iptal ettiğim andan itibaren hiçbir personelle resmi sorumluluğum kalmaz. Cunda aradan çekilir; personel, armatörle baş başa kalır. Gemiyi 3 senede mi satarlar, 5 senede mi satarlar bilemem.” ifadelerini kullandı. Ödenmeyen sadece haziran ve temmuz ayı ücretlerinin kaldığını iddia eden Özturan basındaki haberlerin kredi bulmalarına engel olduğunu savundu.
İşçiler mesajda kendilerine hakaret edildiğini söyleyerek “Şerefli olan bu eylemi yapmaz diyor. Bize şerefsiz diyor. Bizi tehdit ediyor. Bizleri haftalardır 15 gün diyerek oyaladılar. Biz hakkımızı istiyoruz. Bizi tehdit etmesinler. Herkesin ailesi var. Herkes zor durumda. Tüm ücretlerimizi ödesinler. Biz de buradan ayrılalım” dedi.
Bugün ise şirket avukatı ile birlikte şirket yetkilisi işçilerle gemide görüşmeye gitti. Cunda Denizcilik’in Saluta Shipping Limited Şirketinin gemisini işlettiğini söyleyen yetkili, işçileri sözleşmeyi feshetmekle ve armatörle baş başa bırakmakla tehdit etti: “Biz çekiliriz sonra armatörle baş başa kalırsınız. Muhatap da bulamazsınız. Armatörle ben bile görüşemiyorum. Haberleri kaldırtırsanız haziran ve temmuz ücretlerini veririz. Ben arabamı satıp geldim. ağustosu veremiyoruz. Kredi ne zaman çıkarsa o zaman öderiz” dedi. İşçiler “Biz tüm hak ettiğimiz günlerin parasını istiyoruz, tehditlere son verin” diye yanıt verdi.
Gazeteciye dava, işçiye fesih gözdağı
İşçilerin dile getirdiği sorunları sormak için ilk gün aradığımız patron Mehmet Engin Özturan “Size mi hesap vereceğim”, “Yalan haber yapıyorsunuz” gibi bir dille bizi dava açmakla tehdit etmişti. Ertesi gün mesaj yoluyla da “Şu an tüm hukuk ekibimiz hazırlıklarını yapıyor. Size söz veriyorum sizden alınan her kuruş Azerbaycanlı personele dağıtılacak” diyerek gözdağı vermeyi sürdürdü. Şirketin avukatı ise yanıtlarına haberimizde yer verilmediğini iddia ederek açıklama metinlerini yayımlatmak istediklerini söyledi. Ancak gazetemiz baskıya girdiği sırada gazetemize herhangi bir metin iletilmedi.
İşçilerle gemide gerçekleşen görüşmenin ardından bir daha gazetemize sesli mesaj atan patron Mehmet Engin Özturan, “Maaşları gönderdik, arkadaşlar almadılar. Ben kendi cebimden burada maaş gönderdim, almadılar. Sizin ya da başkalarının gazına geliyorlar. Ben işletme olarak elimden geleni yaptım. Bugün itibarıyla de geminin işletmesini bırakıyorum. Geminin armatörü ile iletişime geçersiniz. Hem liman başkanlığına hem bayrağa hem klasa hem de bütün kuruluşlara, armatöre de bildirdim zaten. Geminin Türkiye’deki acenteliğini ve işletmesini bugün itibarıyla bırakıyorum. Ben Rus’un gemisine burada bu kadar sahip çıkamam. Gemiyi de kaptana teslim ediyoruz. Bugün itibarıyla saat 5 itibarıyla hiçbir sorumluluğu kalmayacaktır” ifadelerini kullandı.
‘Çocuğumun ameliyat parası 7 bin 500 dolar’
Gazetemize konuşan işçiler ise hem kendilerinin hem ailelerin sağlık sorunları olduğunu, borçları için her gün bankalardan arandıklarını, okul ödemesini yapamadığını okuldan atıldığını, bir ilaç almaya parası olmadığı için bir paket yerine tek kapsül ilaç alabildiğini aldıklarını anlattı:
Üçüncü Kaptan Nemat Babayev: “Evliyim çocuğum var. Eylülün ikisinde çocuğum ameliyata girecek. Kalp rahatsızlığı var. 50 kere söyledim şirkete. En son beni susturmak için önce iki aylık maaşımı verdiler. İn git dediler. İnmedim. Bir aylık ücreti daha ödediler sonra. Yine in git dediler. Ağustos maaşımı vermediler. 7 bin 500 dolar benim çocuğumun ameliyat masrafı. Gruba ses atıyor. Şikayet etmeyen personelimiz şereflidir diye. Biz şerefsiz miyiz? Dava açacağım bana kimse şerefsiz diyemez. Her bir arkadaşımızın ücreti ödenene kadar buradan ayrılmıyoruz. Birlikte çalıştık emek ettik. Şimdi de birlikteyiz.”
Rus Kaptan Alim Abdulsalamov: “Gemi kaptanıyım. Nisan ayı maaşımı ağustosun başında alabildim o nu da şikayetlerimizden sonra yatırdılar. Muhasebeciyi ne zaman arasam 15 gün diyor aylardır. Personelimin ailesinde sorunları olanlar var. Ana babası hasta olanlar var. Hiç olmazsa bunları düşünün”
Gemici Agakishiyev Elvin: “Böbreğimde ağrım var. Tuvalete gidemiyorum. Şirketin acentesi doktora götürdü. İlaç 152 lira idi. Hepsinin parasını vermedi acente yetkilisi. Tek kapsül alıp gönderdiler.”
‘Okul ödemesini yapamadım okuldan atıldım’
Gemici Huseyn Abdullayev: “Rusya’da denizcilik okuyorum. Okulun ödemesini yapamadığım için okuldan atıldım. Şirkete iki defa dilekçe ile belirttik. Okuldan atılacağım sizin yüzünüzden dedim. Ödenecek, ödenecek dediler. Ödemediler. Bir yılım kalmıştı okulda.”
‘Gemi işletmecisinin sorumluluğu ortadan kalkmaz’
Bu sorunların tekil örnekler olmadığını ifade eden Deniz İşçileri Platformundan Murat Kaya, şirketin sözleşmeyi feshetmesinin yasal sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını vurguladı: “Şirketin gemi işletmecisi olduğuna dair pek çok kanıt var. Bu nedenle fesih işlemi onları sorumluluktan kurtarmaz; istedikleri kadar sözleşmeyi iptal etsinler. Amaçları işçilere gözdağı vermek. Denizcilik sektöründe şöyle bir düzen kurulmuş: Gemilerin sahibi olan armatörler var, bir de bu gemileri işleten şirketler var. Örneğin çoğu armatör, gemilerini sahibi bilinmeyen offshore ülkelerde kayıtlı gösteriyor. Normalde armatörün de yasal yükümlülükleri var. Ancak bu gemileri işleten şirketler, sahibi ve yeri belli olmayan bu armatörleri öne sürüp tehdit unsuru olarak kullanarak işçilere kendilerinden başka muhatap bulamayacaklarını söylüyorlar. Oysa dediğim gibi, gemi işletmecisinin sorumluluğu asla ortadan kalkmaz."
Aşağıdaki bölüme haber ile ilgili yorumlarınızı yazabilirsiniz
Kurumsal Üyelerimiz
IŞIK Group Shippi..
GRUP Denizcilik S..
MARMARA Deniz Taş..
KOÇANLAR Deniz Ta..
DENİZ-AY Denizcil..
IBC Güler Dış Tic..
KINAY Denizcilik
EŞMELER Tarım Ltd..
AKDEN Denizcilik ..
PİRANA Dalış Ltd...
...